|
Kahveli diyaloglar:
YOU’VE GOT
MAIL (1998)
Joe Fox: Starbucks gibi yerlerin tek amacı karar verme yetisi olmayan
insanlara sadece bir kahve almaları için altı tane karar vermelerini
sağlamak. Uzun, kısa, light, koyu, kafeinli, kafeinsiz, yağlı, yağsız…. Yani
ne yaptıklarını bilmeyen hatta kim olduklarını bile bilmeyen insanlar 2.95 $
karşılığında sadece bir fincan kahve değil kendi tanımlarını da satın
alabiliyorlar: Uzun kafeinsiz cappuccino.
RESERVOIR DOGS:
(1992)
Mr. Pink:
Bakar mısın kahve sipariş etmiştim. Uzun zamandır buradayız ve o
fincanımı sadece üç kez doldurdu. Ben kahve sipariş ettiğimde fincanımın
altı kez doldurulmasını isterim.
Nice Guy Eddie: Afedersiniz Bay Pink ama sanırım şu anda en son
ihtiyacınız olan şey lanet olası bir fincan kahve.
PACIFIC
STATION: (1991)
Memur Jimmy : Kimse artık kahve içmiyor, Kimse artık sigara içmiyor.
Gerçek erkeklere ne oldu?
SPIN CITY: (
1996)
Stuart: Kadınları nasıl alıyorsam kahvemi de öyle alırım.
STAR TREK:
VOYAGER: (1995)
Captaign Janeway: (Neelixi omuzlarından sallayarak) Beni
dikkatle dinle çünkü bunu bir kere söyleyeceğim. Kahve! Koyu!
TWIN PEAKS:
(1990)
Pete Martell: Beyler sakın o kahveyi içmeyin! Çok şaşıracaksınız
ama kahve süzgeçinin içinde balık vardı.
Dale Cooper: Diane bir balığın yakınında bulunmuş bir kahveyi
sakın içme.
Dale Cooper: Harry, sana küçük bir sır vereceğim. Her gün
günde bir kez kendine bir hediye ver. Bunu planlama. Bunu bekleme , sadece
bırak olsun. Dükkandan aldığın yeni bir gömlek olabilir, ofis koltuğunda
kısa bir şekerleme olabilir yada en iyisi iki fincan koyu sıcak kahve.
SIX FEET UNDER:
(2001)
Claire:
Alt kata inen ilk insanın kahve yapması çok nazik bir şey biliyorsun değil
mi? Hatta bir penisi olsa bile.
STELLA :
(2005)
Michael: Kahvemi kadınları tercih ettiğim gibi severim. Güçlü… siyah… ve
onurlu.
ADAPTATION:
(2002)
1. Claire
Kaufman: Başlamak… başlamak… Nasıl başlamak? Açım . Kahve almalıyım.
Kahve düşünmeme yardımcı olabilir. Belki önce bir şeyler yazmalıyım, sonra
kendimi bir kahveyle ödüllendirebilirim. Kahve ve çörek.
BLUE IN THE
FACE: (1995)
Bob:
Kahve ve sigara işte şampiyonların kahvaltısı budur.
BORN TO KILL :
(1947)
Albert
Arnett: Yaşlandıkça hayatının kahveye çok benzediğini fark edersin.
Aromalısı her zaman gerçeğinden daha iyidir.
COFFEE AND
CIGARETTES: (2003)
Iggy:
Sigara ve Kahve adamım işti ben buna kombinasyon derim.
DENIS LEARY:
LOCK ‘N LOAD (1997) (tv)
Denis:
Şu kahve dükkanların hiç birinde sigara içemiyorsun. Starbucks’ta içemezsin
Dunkin Donuts’ta içemezsin…Eminin kahve her türlü sigara içen insanlar
tarafından icat edilmişti. Sadece uzun saatler uyanık kalıp daha fazla
sigara içebilmek için icat ettiklerine eminim! Bu benim teorim. Bana yada
Columbo’ya sorabilirsiniz. Bu konuda beni destekleyeceğine eminim.
Denis: Kahve aromalı bir kahve almam mümkün mü? Kahve aromalı dışında
her türlü kahveyi içebiliyorsun. Mochaccino, cappuccino, frappucçino. Al
Pacino. Ne bu be!
FREDDY VS.
JASON (2003)
Mark:
Bir tavsiye ister misin? Kahve… onunla arkadaş ol.
JOHNY GUITAR:
(1954)
Johnny:
Bu hayatta gerçek bir erkeğin ihtiyacı olan iki şey vardır: Bir fincan kahve
ve iyi bir tütün.
MALCOM X:
(1992)
Malcom X: Bir sayılmaktan tek keyif aldığım şey kahvemdir.
Bant Dergisi Aralık
sayısından alınmıştır. |